top
logo

Arşiv

Hiçbir besleme URL'si belirtilmedi.

feed-image Feed Entries
Anasayfa
OSMANATAS.COM
GELECEĞİN EĞİTİMİ, EĞİTİMİN GELECEĞİ PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 14 Mayıs 2012 06:02

    2006 yılının haziran ayında Düzce’ye okul müdürü olarak tayinim çıkınca yazılı, sözlü kaynaklardan hızlı bir şekilde okulumuzla ilgili malumatlar toplamaya başladım. Moralimizi, motivasyonumuzu bozacak onca olumsuzluğun yanında okulun internet sitesinin de tedavülde olmadığını fark etmiştim. İyice araştırınca evvel zaman içinde… kısa süre yaşamış sitemizden geriye sanal ortamın derinliklerinde karaçalı köyü … diye başlayan adres kırıntılarıyla karşılaşmıştım.(Sonraki yıllarda maddi ve manevi, üstelik hala değişmeyen rehberimiz Zabit Hoca sözleşme mevsimi gelince şöyle bir teklifte bulunmuştu:’’Abi okulun sitesine Düzce’nin şelalelerinin, akarsularının, alabalık tesislerinin ve doğal güzelliklerinin resimlerini koyalım da Ankara’dan İstanbul’dan vs sözleşme yapmaya gelecek arkadaşlar ürkmeden ve korkmadan gelsinler.’’demişti. Bunun için de bir ‘’İmaj ve Hakikat’’ kitabı yazmak gerekir.) Bütün bunların yanında okulun ismini taşıyan ‘’Yunus Güner’’ isimli kuşe kağıda baskılı, muazzam tasarımlı bir dergiyle karşılaştım ve okulun isminin hemen yanında enfes bir slogan:’’Geleceğin Eğitimi’’ Sonraki 3 yılda hayatımın en verimli ve en çileli yıllarını geçirsem de köpükten sırtımıza binen demirden yükleri birlikte omuzladığımız, birlikte çalıştığımız arkadaşlarla yaşadığımız doyumsuz zamanları herhalde bir daha ancak cennette(inşallah) yaşayabiliriz.

            Yılar sonra bu kez edebiyat öğretmeni olarak Fatih Koleji zümresinde ‘Geleceğin Eğitimi’’ isimli bir seminere katılmamız istendi. Havalı unvanlarına, karizmatik titr’lerine rağmen birçok seminercinin ıstırap veren sunumlarını defalarca dinlememize rağmen emir telakki ettiğimiz, dinlemek için hazırlık yaptığımız seminer öncesi yanımdaki arkadaşla muhabbet ederken geçen yılki eğitim semineri aklımıza geldi. Geçen yılki seminerin sonucunda bir arkadaşımız benim de yüzde yüz katıldığım şu cümleleri söylemişti:’’Fatih koleji Fatih koleji olalı böyle zulüm görmedi.’’

            Seminercimiz geldi, her tarafı teknolojinin son imkanlarıyla donatılan akıllı okulumuzda sinevizyon bir türlü çalıştırılamadı ve 30 dk’lık ıstırabın sonunda can simidimiz Selim Usta nihayet ortaya çıktı, tek hamlede bütün krizi bitirdi. Geleceğin eğitimini konuşacağımız bir seminerin öncesinde Selim Ustanın şahsında olaylar kendi lisanı halleriyle ‘’Önce insan, önce insan’’diye haykırıyordu.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 Mayıs 2012 06:20
Devamını oku...
 
OKUDUKLARIM(58-59-60)FASILDAN FASILA(3-4-5) PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Perşembe, 03 Mayıs 2012 06:25

         

             93-97 Yıllarında üniversite hayatının serüvenini yaşarken düşünce dünyamızı zenginleştirecek elimizde fazla doküman olmasa da olan materyallerin suyunu çıkarırcasına ayrıntılarına iniyorduk. Zaman gazetesinin Hocaefendi’nin sohbetlerinden derlenen yazılarla oluşturulan AKADEMİ diye bir sayfası vardı. Şimdiki KÜRSÜ sayfasının o zamanlarki muadili olan AKADEMİ sayfasının alt başlıklarından birisi de  FASILDAN FASILA’ydı.

           Hocaefendi’nin daha çok istişare ortamlarında sorulan sorulara verdiği cevaplardan oluşan FASILDAN FASILA’lar gazete sayfalarında zayi olmasın diye elimizdeki hazineyi kaybetme refleksiyle bu sayfaları biriktirmeye başladım. Aynı sevdaya birlikte baş koyduğumuz bir arkadaşım:’’Hocam, bırak bunları biriktirmeyi; yakında bunlar kitaplaşır.’’deyince özene bezene kestiğim sayfalardan oluşan hazinemin efsunu bir anda hafif şiddette bir deprem geçirdi. Sonrasında sevdadaşım haklı çıktı ve FASILDAN FASILA’lar fasılalar halinde 1-2-3 numaralarıyla kitap olarak arz-ı endam etti gönül soframızda.

Üniversite 2’de İzmir’in maddi ve manevi bunaltıcı ortamında ruhlarımızı bir meltem gibi rahatlatan FASILDAN FASILA’lar sonraki yıllarda o zamanların kudretli şimdilerin sünepe şahsiyetleri tarafından yasaklandı. İçinden cımbızla çekilen cümleler devleti yıkmasın diye yasaklanan veya toplatılan FASILDAN FASILA’lar 1-2 hariç yeniden arz-ı endam ediyor. FASILDAN FASILA’ların kaderi aslında bir nevi Türkiye’nin de kaderi. Aynı Türkiye gibi tekrar dirilen FASILDAN FASILA’lar 3-4-5 olarak basıldı. Şimdilerin yasaklardan, diktatörlükten, özgürlerden vs bahseden düşünce münafıkları (30 yaşın altındakilerin çocukluğuna veriyorum ama 30 yaş üstleri tam bir düşünce münafıkları) baskının, zulmün, adaletsizliğin, sürgünün, korku imparatorluğunun, hayat karartmanın, insafsızlığın, imansızlığın en adicesinin yaşandığı o günleri utanmazcasına perdelemek için karakterden karaktere girerken mazlumun ahının aheste aheste çıktığına da şahit oluyorlar. Ahmet Hakan gibi devşirilmiş beyin(siz)ler, Akın Birdal gibi terörizmin biricik dalları Hocaefendi’yi de zulmün bir parçası gibi göstermeye çalışırken sadece şu anekdotu dinlesinler. Üniversiteyi bitirip köyün ilk lisans mezunu olmanın onurunu yaşarken okuma yazması olmayan anam köydeki bazı aklı başında görülen kişilerin şu sözlerini aktardı:’’Ayşe teyze, bu gidişle herhalde senin oğlanın hocayı asacaklar.’’ Bu sözleri söylerken benim iyi şeyler yaptığım konusunda şüphesi olmayan anamın endişesini sesinden fark etmemek mümkün değildi.

           FASILDAN FASILA’larla ilgili çok şey söylenebilir ama bazı eserler vardır ki onun üstüne söz söylemek zaiddir. Onun için ben de bende derin izler bırakan bazı pasajları 3-4-5 ciltten sizlere aktarmaya çalışacağım:

       

Son Güncelleme: Perşembe, 03 Mayıs 2012 06:29
Devamını oku...
 
ARAP BAHARI’NDAN BİZE NE Mİ?(1) PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Nisan 2012 05:14

http://media.sondevir.com/250x190/2011/11/07/arap-bahari.jpg

             Malum Tunuslu üniversite mezunu bir gencin; işportacılık yapmasına izin vermeyen zabıtaları ve devletin çözüm üretemediği işsizliği protesto etmek için kendisini yakmasıyla başlayan Arap Baharı, bir başka taşın desteğiyle ayakta duran domino taşlarının küçük bir hareketle hepsinin yıkılması gibi Arap ülkelerini yıktıkça yıkıyor. Bu yıkılışlar ve çöküşler öylesine sistematik ve hızlı ki bütün dünya ve meşhur diktatörler ‘’Sıra kimde?’’sorusunu soruyor kendilerine ve herkese.

            Ben bu ARAP BAHARINDAN BİZE NE Mİ? sorusuyla kendi küçük dünyama ve etrafımdaki küçük dünyalara ışık tutmaya çalışacağım. Öncelikle bu tür yıkılışları ben; marifeti kendin menkul tanrıcıkların tıpkı tarihteki gibi künde künde üstüne devrilmeleri olarak görüyorum; tıpkı Hz İbrahim’in putları devirmesi gibi, tıpkı Efendimiz(SAV)’in Mekke’nin fethinden sonra Kabedeki bütün putları hak ile yeksan etmesi gibi. O putları dikenler onların yerle bir edileceğini hiç düşünmemişlerdi; o putlar gibi kendilerini modern tanrıcıklar olarak konumlandıran sinnen, cismen, rütbeten büyük ama Allah katında küçücük hatta bir hiç olan diktatörler.

            Bu diktatörlerin hiç biri durup dururken diktatör olmamışlardı; onlara kuvvetin vahşi şehvetini tattıran, Allah’a kul olmak yerine onlara kul olan, herkes Kabetullah’ı tavaf ederken efendilerine temenna duran, basit, küçük, değersiz ve iğrenç menfaatleri için efendilerinden güç almak için tufeyli, asalak ruhlarıyla insanlıktan nasipsiz yaşayanlardı. ‘’Şeyh uçmaz, mürit uçurur.’’fehvasınca o ruhunu şeytana kaptırmış ve insi, cini şeytanların şakşaklarıyla mest ü mahmur bu zalimler; insanların kanını içtikçe içtiler ama bir gün kanlarını içerek kan içmeyi öğrettikleri halklarının onları da bir fare gibi(Kaddafi) döve döve öldüreceklerini hesap etmediler, edemediler.

Son Güncelleme: Salı, 17 Nisan 2012 05:17
Devamını oku...
 
DÜZCE ÖRNEĞİNDEN HAREKETLE CAMİA(HİZMET) VE İKTİDAR OKUMALARI PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Salı, 03 Nisan 2012 21:26

Hint edebiyatının kadim eseri Kelile ve Dimne’nin hemen başında dikkat çeken bir uyarı var:’’Bu eser gençler ve çocuklar için bir eğlence, büyükler içinse bir siyasetnamedir.’’ Bu eserin büyük bir kısmını da kapsayan ilk hikayesi tam da günümüz güncel meselelerine ışık tutuyor. Kaderin sürüklemesiyle bir şekilde yolları kesişip dost olan aslan ve öküz, bu dostluğa vesile olduğu halde zamanla vehimlerinin sonucunda kıskançlık krizine girerek öküz ve aslana dost görünerek türlü plan, iftira ve oyunlarla bu iki dostu birbirine düşüren çakal; mevzunun hakikatini dostundan öğrenmeyip çakala itimat eden iki saf dost, öküzü düşman görüp uzun bir mücadeleden sonra onu öldürüp de kısa bir süre sonra gerçeği öğrenerek derin bir vicdan azabına düçar olan aslan ve aslanın hakikati öğrenmesiyle ektiği fitne tohumlarının bedelini hayatıyla ödeyen çakal ve de duyduğu bir dedikoduya düşünmeden inanmanın bedelini hayatıyla ödeyen iyi ama saf öküz…Medyadaki, siyasetteki, sosyal hayattaki, bürokrasideki, her zaman yanı başımızdaki veya içimizdeki çakalları görünce çakal Kelile’nin 2300 sonraki müritlerinin 2012’de de aynı oyunu oynadığını biraz ibretle biraz da hayretle izliyorsunuz.

            Fikirlerine çok itimat ettiğim entelektüel düzeyi yüksek bir arkadaşımla kelime ve dil üzerine sohbet ederken arkadaşım; düşmanlarını mahkum etmek isteyen milletlerin önce onları kelimelerle mahkum ettiğini anlattı irtica, islamofobi, fundemantalizm vs kelimelerinden hareketle. Zaman Gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı da Hizmet’ten cemaat değil Camia diye bahsedince Abdurrahman Dilipak da ‘’Evvel yok idi, işbu rivayet yeni çıktı.’’diye bu isimlendirmeyi eleştiriyor art niyetsiz ama safça. Kelile her zamanki çakallığını yapıp Müslümanları cemaat, dinci, gerici, köktendinci, vs kavramlarla marjinal göstermeye çalışırken aslanın da öküzün de daha uyanık olması gerekiyor. Hem ‘’Müslüman bir delikten iki defa ısırılmaz.(Hadis-i Şerif)’’Militan gazeteci nedim Şener bir tv programında gazetecileri, polisleri, bürokratları ‘’cemaatçi’’ diye yaftalamaya çalışınca Önder Aytaç da ona ‘’Peki sen hangi cemaattensin, yoksa aydın doğanın cemaatinden misin?’’deyince seninki kızardı, bozardı, yutkundu ve sustu.

         

Son Güncelleme: Salı, 03 Nisan 2012 21:26
Devamını oku...
 
OKUDUKLARIM(57) YUSUF İLE ZÜLEYHA PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Salı, 03 Nisan 2012 20:42

http://nazanbekiroglu.org/wp-content/uploads/2008/01/yusuf-ile-zuleyha-nazan-bekiroglu.jpg

              Zaman Gazetesi köşe yazarlarından Nazan Bekiroğlu Hanımefendi’nin Timaş yayınlarından çıkan YUSUF İLE ZÜLEYHA isimli mesnevi tarzındaki kitabı; aşka dair söz söyleyen, söylemek isteyen, söylediğini zanneden kısaca aşka dair kelam etme mevkiindeki herkesin en az bir kez belki de birkaç kez okuması gereken bir kitap.

            Gökkuşağı Dağıtım’ın kitap deryasını andıran merkez binasındaki deposunda kitap demetlerinden koklamak için epey topladıktan sonra kasiyerin önündeki alışveriş sepetinin üstündeki YUSUF İLE ZÜLEYHA kitabını gösteren Faruk Hoca ‘’Ben pek az kitabı ikinci kez okumuşumdur, bu da onlardan birisi.’’deyince kitabı okul kütüphanesinden ilk fırsatta aldım, evime götürdüm; okuduğum mevcut kitapları bitirmeyi beklemektense zaten bu hikayeyi merak eden eşime YUSUF İLE ZÜLEYHA kitabının tahşidatını yaptım. Eşim kitabı bir yudum suyu kana kana içercesine kısa sürede bitirdi. Kura-ı Kerim’de ahsenül kasas(en güzel kıssa) olarak vasf edilen bu hikayeyi bir de eşimden dinleyince bu kitabı okumayı ertelemek imkansız hale geldi.

            YUSUF İLE ZÜLEYHA kitabının yazarı Nazan Bekiroğlu yıllar önce Zaman Gazetesi’nde yazmaya ve efsunlu cümleleriyle bizleri sarıp sarmalamaya  başlayınca meslektaşım Olgun Hoca; yazarın üniversite(KATÜ)den hocaları olduğunu anlattı övünme ve gurur arası bir kıvamda. Şimdiki okulumun edebiyat zümre başkanı Taşkın Bey de kitabın yazarından en okunası yazarlardan birisi olarak, YUSUF İLE ZÜLEYHA kitabından da mesnevi tarzındaki zirve eserlerden birisi olarak  bahsedince bütün referans kaynaklarımın ittifak ettiğine şahit oldum.

          

Son Güncelleme: Salı, 03 Nisan 2012 21:25
Devamını oku...
 
« BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon »

Sayfa 1 / 18

Kimler Sitede

Şu anda 8 konuk çevrimiçi

Reklam

OSMAN ATAŞ
Kişisel web sitemiz hizmete girmiştir… İyi vakit geçirmeniz dileği ile...
BAHÇELİEVLER FATİH İLKÖĞRETİM
Bahçelievler Fatih İlköğretim Okulu Resmi Web Sitesi. Okul hakkında haberler ve daha fazlası...
RADYO CİHAN-Bu Sesi Herkes Duymalı

İstatistikler

Üyeler : 3
İçerik : 90
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 14568

Siteyi ziyaret etmek için TIKLAYIN

En Çok Okunan Yazılar

Siteyi ziyaret etmek için TIKLATIN



bottom
top

Son Haberler

En Sevilenler


bottom

Sunan: Joomla!. Designed by: lonex .in domains Valid XHTML and CSS.